Bitki nedir?

Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen, döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren, yosun, ot, ağaç vb. canlıların genel adıdır.

Bitkiler; güneş ışığı, su ve havayı kullanarak gerçekleştirdikleri, “fotosentez” işlemi sayesinde kendi besinlerini üretirler. Fotosentez, bir bitkinin kökünden emilen suyun bütün yapraklara ulaşmasıyla, önce havadaki karbondioksidi emmesi, daha sonrada güneş ışınının “klorofil” denen parçacıklara çarpmasıyla başlayan bir döngüdür.

Klorofil yaprağa yeşil rengini verir. Klorofil, suyu ve karbondioksiti “glikoz” denen, şekerli besine dönüştürür. Glikoz, bitkinin gelişimi için gereken enerjiyi sağlar. Fotosentez sırasında meydana gelen kimyasal değişiklik sonucu, oksijen çıkar.

• Bitkiler; dünya oksijeninin çoğunu üretirler. Bu fotosentez işleminin bir başka sonucudur.
• Bitkiler; yaşamları boyunca büyümeye devam ederler. Büyüme bazen çok yavaşlar.
• Bitkilerin kökü, gövdesi, yaprakları ve çiçekleri vardır.
• Bitkiler, tohumlar ve sporlar sayesinde ürerler.
• Çoğu bitkinin, en azından bir bölümü yeşildir.
• Bitkiler, insan ve hayvanlara enerji sağlarlar.

Bitkilerin genel özellikleri

Bütün canlılar hücre denen temel yapı birim­lerinden oluşur. Bitkiler ve hayvanlar gibi üstün yapılı canlılarda bu hücreler, her birinin ayrı bir işlevi olan organları ya da özelleşmiş dokuları oluşturacak biçimde bir araya top­lanmıştır. Canlının yaşamını sürdürmesini sağlayan beslenme, büyüme, solunum ve üre­me gibi temel işlevlerin yerine getirilmesin­den bu organlar sorumludur.

Ama bu ortak özelliklere karşılık, hem hücre yapısı, hem de bazı yaşamsal işlevler açısından bitkiler ile hayvanlar arasında belirgin farklılıklar göze çarpar. Örneğin bitki hücresinin, hayvan hüc­resinden farklı olarak, büyük ölçüde selüloz­dan oluşmuş sertçe bir hücre duvarı ve kloroplast denen organelleri vardır. Böylece bitkiler, kloroplastlardaki yeşil renkli klorofil pigmentinin yardımıyla güneş ışığını (enerjisini) soğurup, fotosentez denen bir süreçle kendi besinini üretebilir.

Fotosentez yeteneği olan yeşil bitkiler arasında, yaşamını öbür yeşil bitkilere bağımlı olarak sürdüren asalak bitkilerin sayısı pek azdır. Oysa hay­vanlar, yaşamaları için gerekli olan besin maddelerini bitkisel ve hayvansal yiyeceklerle dışarıdan almak zorunda olan dışbeslek canlı­lardır. Bitkiler de hayvanlar gibi büyüyüp gelişir ve yeni hücreler üreterek yaralı dokularını onarabilir.

Ama erişkin yaşa gelen bir hayva­nın büyümesi durduğu halde, bitkilerde büyü­me olayı yaşam boyunca sürer. Bu sonsuz büyüme özelliği de bitkiler ile hayvanları ayıran temel farklardan biridir. Bütün canlılar gibi bitkiler de dış uyaranla­ra bir tepkiyle yanıt verir ve çevresindeki değişikliklere uyum sağlayabilir. Bitkiler özellikle dokunma, su, yerçekimi, güneş ışığı ve kimyasal maddeler gibi uyaranlara karşı duyarlıdır.

Bitkinin genellikle uyan kaynağı­na doğru dönerek verdiği bütün tepkisel yanıtlara yönelim (tropizm) denir. Bu tepkile­rin en sık karşılaşılan biçimleri ışığa yönelim (fototropizm), yerçekimine ya da yere yöne­lim (jeotropizm), kimyasal maddelere yöne­lim (kemotropizm), suya yönelim (hidrotro-pizm) ve elektriğe yönelimdir (elektrotropizm ya da galvanotropizm). Örneğin bir bitki baş aşağı çevrilse bile, kökleri gene toprağa, tepesi de güneşe dönük olacak biçimde büyü­mesini sürdürür.

Küstümotunun yapraklarına dokunulduğu anda yaprakçıklar birbirinin üs­tüne kapanır. Sarmaşık ya da üzüm asması gibi sarılıcı ve tırmanıcı bitkilerin sülükleri de dokunmaya karşı duyarlıdır; bu sülükler ya­kındaki bir dala ya da tele değdiğinde bu desteğe sarılarak bitkinin yukarıya doğru tırmanmasını sağlar. Çiçeklerin taç yaprakları genellikle ışığa duyarlıdır; güneş doğunca açılır, güneş batınca kapanır.

Bitkilerin yap­rakları da çoğu kez güneş ışığına yönelir. Yönelim sırasındaki bu kısıtlı hareketler dı­şında bitkilerin hayvanlar gibi yürüyerek, sürü­nerek, yüzerek ya da uçarak yer değiştirme olanağı yoktur. Bütün yaşamlannı bulunduklan yere bağlı olarak sürdürmek zorundadırlar. Aralarındaki bu temel ayrılıklara karşılık, canlıların yaşamsal işlevlerinden biri olan üreme olayı üstün yapılı bitki ve hayvanlarda hemen hemen aynıdır.

Hayvanlarda olduğu gibi tohumlu bitkilerde de erkekorganın üret­tiği sperma hücresi dişiorganın ürettiği yu­murta hücresini dölleyerek, bu tohumdan yeni bir canlının gelişmesini sağlar. Oysa bazı suyosunları ya da amip gibi basit yapılı canlılar doğrudan hücre bölünmesiyle çoğalır. Bitkilerin yeryüzündeki dağılı­mı büyük ölçüde tohumlarının bir yerden bir yere taşınmasıyla gerçekleşir. Bu yüzden bazı bitkilerin tohumları rüzgarda uçabilecek bi­çimde kanatlıdır; bazılarında hayvanların postuna tutunmalarını sağlayan kanca ya da dikenler bulunur. Bazı tohumlar da yerde yuvarlanarak ya da suda yüzerek bir yerden bir yere ulaşabilir.

Basit ve üstün yapılı bitkiler

Botanikçiler bitkiler alemini iki büyük bölü­me ayırırlar: En ilkel ve basit yapılı bitkileri içeren karayosunları ile daha üstün yapılı bitkileri içeren damarlı bitkiler. Her iki bölümdeki bitkiler de aralarındaki yapısal ve işlevsel benzerlikler göz önünde bulundurula­rak kendi içlerinde yeniden gruplandırıhr. Kara yosunlarının iki büyük grubundan biri yaprak yosunları, öbürü ciğer yosunlarıdır.

Damarlı bitkiler bölümü ise atkuyruklan, kibritotları gibi görece ilkel bitkilerin ve eğreltiotları gibi daha gelişmiş bitkilerin yanı sıra, yeryüzündeki bitki örtüsünün çok büyük bölümünü oluşturan açıktohumlular ve kapalıtohumlular gibi en üstün yapılı bitkileri içerir. Çok nemli yerlerde yetişen yaprakyosunlan, ciğeryosunları, atkuyruklan, kibritotları ve eğreltiotları sporlu bitkilerdir.

Yaprakyosun­ları ile ciğeryosunlarının kabaca kök, gövde ve yaprağı andıran bölümleri, biraz daha gelişmiş olan eğreltiotlannda giderek üstün yapılı bitkilerin gerçek kök, gövde ve yaprak­larına dönüşür. Ama, spor denen üreme hücreleriyle eşeysiz olarak çoğalan bu bitki­lerden hiçbirinin çiçekleri ve tohumlan yok­tur. Oysa açıktohumlular ve kapalıtohumlular gibi tohumlu bitkiler hem tohumları aracılığıyla eşeyli olarak ürer, hem de hepsi­nin ayrı ayn görevleri olan kök, gövde, yaprak ve çiçek gibi özelleşmiş organlan vardır.

Kökler bir yandan topraktan su ve mineralleri emerken, bir yandan da bitkinin toprağa sıkıca tutunmasına yardımcı olur. Gövdenin görevi yaprakları yukarıya doğru yükselterek güneş ışığını daha çok almalarını sağlamaktır; ayrıca su ve besin maddelerinin kökler ile yapraklar arasında taşınmasını sağ­layan iletimdoku sisteminin temel ekseni de gövdedir. Fotosentez olayının gerçekleştiği yapraklar bitkinin besin üretim merkezleridir.

Çiçekler ise tohum üreterek bitkinin çoğalma­sını ve soyunu sürdürmesini sağlar. Yukarıda da özetlendiği gibi, tohumu üre­ten çiçek olduğuna göre bütün tohumlu bitki­lerin çiçeği vardır. Ama açıktohumlu bitkile­rin çiçekleri bildiğimiz tipik çiçek yapısında olmadığı için, çiçekli bitkiler terimi özellikle kapalıtohumlular için kullanılır.

Sözlükte "bitki" ne demek?

1. Bitki, Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen, döl veren ve yaşamını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren yosun, ot, ağaç gibi canlıların genel adı, nebat. Ayrıntılı bilgi için bkz. Bitkiler

Bitki kelimesinin ingilizcesi

n. plant, vegetable, herb; wort

Son eklenenler